|
|
February 14
|
|
|
|
B!R R€SM!N B!L€ YOKKKK
K!M S€V€C€K SÖYL€ B€N!M G!B! D€L!C€...
K!M AĞLARK! BÖYL€ SONSUZ B!R B!L!NM€Z€..
GÖZL€R!MD€N UMUT S€N!NL€ B€RAB€R G!TT!...
KALB!M! SORMA !SYAN €TT!
ARTIK YANSIN BU DÜNYA UMRUMDA D€Ğ!L
KAD€R€ KARŞI KOYMAK €L!MD€ D€Ğ!L
S€ND€N BANA HATIRA B!R R€SM!N B!L€ YOK
HASR€T SANCINDAN BAŞKA
Ben Kendimi Sana İfade Edemedim..
Çünkü Sana Her Bakışımda Kendimi Kaybederdim
Gözlerinde...
Şimdi diyiceksiniz Bunlardan Bizene.
Ama En Önemlisi Zaman Ayırıp Spacemi Ziyaret Ettiğiniz İçin Çok Teşekkür Ederim
  
   
Umarım Yorumlarınızı Esirgemessiniz.
(Tolga Özdemir)¸

¸¸.•*´¯`v´¯`*•.¸¸ TOLGA¸¸.•*´¯`v´¯`*•.¸¸
   
Bu sayfada  dakika  saniye bulunduğunuz için teşekkür ederim..umarın yorum yapmadan ve yazdıklarımı okumdan geçmezseniz çok sevinirim...(YORUMLARINIZI KONUK DEFTERİNE YAPABİLİRSİNİZ)
|
|
|
|
|
.
|
|
ARTIK YANSIN BU DÜNYA UMRUMDA DEĞİL.SENDEN BANA HATIRA BİR RESMİN BİLE YOK
HASRET SANCINDAN BAŞKA.....
|
|
Duyuyor musun birtanem? Dün gece yine sendin aklımda Bir hüznün çıkmaz sokalarında Gözyaşı oldu hasretin Ilık bir buse gibi süzüldü yanaklarımda Yanaklarım kırmızıydı, küskündü aynalara Ne zaman karşılaşsak sen bakardın onlardan Başıboş hoyrat aynalardan Önce ilk sarıldığımız yere gitti duygularım Bu gün gibiydi yaşadığımız küllenmemişti O bir ömürdü sanki, ölmeye değerdi Sonra gözlerin geldi aklıma, güzelliğin Başımı döndüren mey gibiydin sen Şelaleler akardı içime gözlerinden Ardından öksüz kalırdım sanki giderken
Yinede yorulmazdım sensizliğe Sensizlik ki darağacım, sensizlik ki paramparçayım Ellerim seni arıyor bu gece, gözlerim gözlerini Şarkılar hüzünlü, şarkılar buruk Yoksun ya bu şehir yorgun, bu şehir vuruk Seni arıyorum inadına gecelerde Karanlıklar üstüne yemin ederim Işığım sensin! Seni seviyorum birtanem diyorum söyletensin Basit bir aşk öyküsü değil ki bu Saman alevi değil ki Cehennem alevi sanki susuzum Sensiz mutsuzum Artık sabah olmayacak uykusuzum Artık sensiz yaşanmayacak Yaşıyor sanma beni sadece varsayımım Sana bağımlı varlığım Yokluğun ise tükenişimdir Bir umudu katleder bin umudun olurum Senin gibi ulaşılmazdır benimde gururum
Duyuyor musun birtanem? ? Dün gece yine sendin aklımda Aldın aklımı başımdan gittin Canımı da aldın yüreğimden Canımdın sen! ! Vazgeçilmezim, tartışılmazım Yalnızlığımın sebebi, acılarımın denizi Esirinim işte bu gece vakitleri Kollarımda sensizliğin kelepçeleri Yüreğimde sevdanın zincirleri Bağlanmışım sana ayrılamam Görmeden yaşayamam o gözleri
Bir gemi kalkıyor rıhtımdan Dinle bak sesini, bu son seferi Veda türküsüne benzer düdük sesi Ardından mendil sallayanlar Boşuna aslında boşuna ağlayanalar Dönüşü olmayacak bu yolculuğun Bende gidiyorum birtanem, umutlarım yanımda Geriye bıraktığım limandaki ayak izleri Ve haykırışım enginlere Sen; dalgalardan dinle artık sesimi Sahilde bekle beni Bir garip martı görürsen gözleri yaşlı! ! Randevusu varmış gibi ecelle telaşlı! ! Bil ki; bir tutam sevgi yolluyorum sana Bil ki; ağlıyorum uğruna O zaman son kez de olsa hatırla beni Cansız bedenime can istiyorum Canımsın sen, SENİ SEVİYORUM
| | |
|
| |
Kusurdur adeta Bizim oralarda kız olmak Ben nereli miyim? Fark eder mi? Türkiye’nin her hangi bir yerinden Yavaş gidersin yürü derler Hızlı gidersin deli derler Kız kısmı değilmi zavallı bir eksik etek besler büyütürsün Yarın çeker gider el evine. Kimileri okutmaktan yanadır Kimileride okuyup ta ne olacak Otursun evinin kadını olsun derler Çeyiz hazırlıkları başlar Yaşamak sırf evlilikten ibaretmiş gibi yetiştirilirsin Kocana, büyüklerine itaat edeceksin derler Yaş Onatlıdır, görücüler gelir beğenirler seni Senin ailende onları beğenir Sorma gereği duymazlar, çünkü: Saçın uzun aklın kısadır Alır koyarlar uzunca bir yolun başına Yürü derler Bakarsın uzaktan! Yaldızlarla süslenmiş bir ev, eşyalar mücevherler hatta Kocaman harflerle yazılmış mutluluk tabelaları ve Pembe pembe baloncuklar… Aslında gözünü kamaştıran şey Kaçıştır kurtuluştur Umuda umutsuzca gitmek gibi Gidersin… Hani yağmur yağdıktan sonra küçük su birikintileri olur ya Baktığın zaman gökyüzü tersine dönmüş Uçsuz bucaksız bir boşluk vardır İşte o boşluğun tam ortasında bulursun kendini Ne girişi vardır nede çıkışı Yaldızlar bakırlaşmış halka-halka sarıvermiştir etrafını Kıramazsın! Geriye de dönemezsin! Çünkü sana: koca evine gelinlikle girer Ancak kefenle çıkarsın demişlerdir. Kimileri benimser Kaderim der razı olur Kimileride sahte dünyalar kurar Kendi kabuğunun içinde yaşar kaplumbağa misali Kör kuyuya düşen umutlara ulaşmak için çırpınır durur Her defasında belki - belki yarın diye avutur kendini Ve düşünür Acaba o gördüğüm pembeler neydi? Çaresizlikler içinde çareler arayan Bir genç kızın düşleri… Ve bu hikâye Geleneklerin çelik duvarları arasına sıkışmış bir dünyada İnsanlığını kaybetmemek için direnen Bir bireyin son çığlıkları
|
|
SEN & BEN
Hadi geliver canım,geç kalmayalım. Tut ellerimden hülyalara dalalım. Bak gözlerime düşün bir kere. Hadi bitanem mutlu olalım, Hayat cok kısa unutma!
Acılar caresiz, Yalnızım sensiz! Yaşayamam sevgisiz! Bilirim sende bensiz, Olamazsın bitanem...
Sonsuzluga giden yolda,el ele tutuşalım Rabbim`in rızasıyla,Cennette buluşalım.
 Sadece sen ve ben! Sensiz yaşayamaz bu beden! Bırakıp gitme beni ne olursun, Yalnızlıgın tam ortasında, Korkuyorum...
iki bedende bir can gibiyiz! Otantik gülüşlerde,gülen cehreyiz, Biz ayrılamayız,bir bütünüz. Bal dudaklı dal budaklı, Topraga kök salmış, yemyeşil defneyiz
 Bu kalp seni özler! Dilimde adın, hece oldu sözler, Ansızın geliversin diye, Ellerim duada,hep bunu diler, Bu yürek seni ister...
Misk anber kokan, gül tenimi, Sevinç ışıklarıyla yıka, bedenimi, Ay yıldızlardan, tac yap saclarıma. Gökyüzüne ucur nazlı sevgimi, Küheylan olsun ucsun semada umutla...
 Özlemler son bulsun! Evimiz beyaz,dört duvar, Gecem, gündüzüm olsun. Hayallerin ötesinde, Pembe güller, yanaklarımızda acsın, Gamzeli gülümseyişlerde...
Sevmişim bir kere! Canım bedenimden ayrılsa bile! Ucar ruhum gökyüzünde, Sevdim sevdim sevdim diye... Yerlere serilir halı olurum Üzerimde yürürsün diye. Sevmişim bir kere! Yeminler olsun..
|
|
SEN ÜZÜLME
Sen üzülme bana sevgilim, idare ediyorum işte
İttire ittire götürüyorum hayatı bilinmezliği ile... Sen üzülme suskunum diye.
Söküklerini dikiyorum gecenin.
Ay ile yıldızları birleştiriyorum,
Gök ile güneşi, martılar ile denizi, güzel ile çirkini...
Yaşam ile ölüm arasındaki bu maratonun
Son finalini koşuyorum nefes nefese.
Sen üzülme ara sıra ağlıyorum diye
Adına yazdığım tüm şiirleri fırlatıp attım da denize
O canımı yaktı biraz....
Yoksa iyiyim ben.
Kızma bana gecenin karanlığına takılıp kaldım diye
Merak etme; güneş bana da doğacak
Beni de yakacak, içimi yeniden ısıtacak
Denizin tuzu tenimi ısıracak
Huzur; giyilmemiş bir elbise gibi
Ruhumu sımsıkı saracak.
Gelmek istersen yeniden bana
Kapım açık tüm sevdalara
Geleceğin zaman haber ver
Ya da dokun yüreğime
Gün ışığı aydınlığında
|
|
SENİ SEVDİKÇE YAŞARIM
Hep ertelenen bir an hiç yaşanmamaya mahkumdur.
Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacakdır.
Mevsimleri sayarsak ömür baharsız tükenir gider.
Sevdiklerimizi bulmak yada bulduğumuzu sevmek
tercihi en zor olan iki seçenektir bu sınavda...
Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde,
sebepsiz mi çoşkun bir denizde maviye hasretliğimiz?
Ufuk ta görünen o ki mutluluk tek kişiliktir aslında.
Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun,
Aşkında sevdiğin kadar büyüktür.
Sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.
Hasretle beklenen gelmez hiç bir zaman o
hasreti yalnız tüketirsin. Karşılık bulmuyorsa sevda umut
değil kendini hükümdar sanan köleler üretir,
dönemezsin. Ama boşuna geçmemiştir dolan vakit.
Heba olan şiirleirn değildir.
Türkülerin diliyle yas tutan geceler, sırdaşlığını
hiç farketmez.
Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri
yeniden açar o gül solarken.
Ayrılanlar yıllar geçsede üstünden hep aynı acıyı çeker.
Ama yollar hiç bitmez. Sonuna geldiğini zannetiğin
yerler birer duraktır aslında.
Ve sen yolculuğunu gönüllü bitirmişsindir o durakta.
Güneş hep geç kalırmış gibi gelir, sen bir baharda
mevsimler başka havada...
Gerçeklerle düşler yerini kaybeder.
Bir tek o kalır yüreğinden hiç gitmeyen.
Aynı bakışlı resmine saatlerce dalışın kalır,
sevdanın tutsaklığında acılarını dindiremeyen...
Şöyle dimdik durup rüzgara karşı
''Ey hayat sen şavklı sularda bir dolunaysın, aslında yokum
ben bu oyunda, ömrüm beni yok saysın''
diyerek çekip gitmek gelir aklına,
Bedeninizin parçalanması hiç umrunda değildir,
ama sevdiği uğruna ölenlerden olmak istemezsin.
Çünkü yalnız yaşarken bir ihtimal daha vardır.
Belki ölüme değil ama onun hayatına geç kalmışsındır.
Uzaktır öyle kalacaktır belki. Hep bir umutla
beklenirken sevda habercisi,
yüreğini teselli etmekde sana düşer.
Her şeye rağmen korkutmasın seni bu sevdanın ateşi.
Her yangın önce başladığı yeri yakar.
Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde
yıllar geçsede senin adını yazar.
Ve bil ki sevdiğim, uslanmaz ruhum
yaşadıkça seni sever,
seni sevdikçe yaşar..
|
|
SANA AİTİM SADECE SANA
Sana söylediklerim söylemek istediklerimden çok başka sana belki aşkı söylemek istiyorum, bekli de aşkın yokluğunu yanık kokuları içinde. Belki mutluluğu anlatmak istiyorum sana belki umutsuzluğu. Belki de tüm bunların içinde kendimi anlatmak istiyorum, boşlukta uçuşan bir şeylere sıkı sıkıya bağlanmış bedenimin içinde umarsızca uçuşan ruhumu! Düşse kaybolsa diyorum boşluklarda ama beynim bile isyan ediyor sanki bana, hem de düşme kurallarını hiçe sayarak….. beynimi başka bir bedene, beyinsiz kalan bedenim de başka bir beyine nakledilse….. gönlüm hangisiyle giderdi acaba? Yoksa… Söz geçiremediğim gönlüne mi giderdi? Onu çekip çıkarsam söyleye bilir miyim acaba sana söylemek istediklerimi sana söyleyebilsem bu yolculuğu. Sözlerim sana söylemediklerimin arasına sıkışmasa… duygularımın ağırlığıyla göçüp gitmese sözlerim ben göçüp gitmeden bu dünyadan bir bir söyleye bilsem söyleyemediklerimi mesela sana “gönlümün nazar boncuğunun kırıldığını” söyleye bilsem gönlümde değil kırılan boncuk….. Gönlümün acılar içinde acısız duran direnen ama neye direndiğini kendi bile bilmeyen gönlümün kendi boncuğu işte kalbimin kanamasına aldırmadan bir köşesine iliştiri verdiğim nazarlık kırıldı sonunda ….sana söylediklerim söylemek istediklerimden Başka…… Biliyor musun bugüne dek hayatımdaki hiçbir değişim hiçbir gelişme beni korkutmamıştı. Ama artık bende korkmaya başladım Aynaya baktığım zaman kendimde gördüğüm seni yaşamaktan aslında beklide yaşayamamaktan korkuyorum…. Bu tıpkı sensizliği hatırlatan her şeyin, seni hatırlattığı bir dünyada yaşamak gibi , yani sürekli gündüzsüz bir gecede yaşamak gibi….. Bilirsin asıl acı olan gündüzü bilip de hep gecede yaşamak gibi. Bilip de bilmezliğe gelmek gibi…. Yaşayıp da yaşamıyormuş gibi yaşamak… bulunacağın yeri bilip de başka bir yerde kalmak… hani eskilerin bir şarkısında dediği gibi “sen sensizliği bilmezsin hiç sensiz kalmadın ki….” ya bir gün beni sensiz,beni soluksuz bırakırsan…. Korkuyorum bir gün yaşayıp yaşamadığımın farkında bile olmadan elimi uzattığım kadar yakınımda ama tutamayacak kadar uzağımda olmandan….. yakınımdaki seninle sanki uzaktaymış gibi sensiz yaşamaktan korkuyorum. Benim tek amacım en zor anımda elimi avuçlarının , o sımsıcak, o güven dolu avuçlarının içinde bulmaktır acılı bir gün başlangıcında gözlerini göre bilmektir….. çok şey mi istiyorum hayattan , en önemlisi de senden?......sen tek rengimsin biliyorsun geldiğin yerlere gitmek olur mu ?..... Her sabah hüzünle karışık bir umut var içimde sensizliğin hüznünü yeni bir günün seni getireceği umuduyla bastırıyorum…. Sen bana her sevgilim değişinde yüzlerce çiçek açtırıyorsun yüreğimde…meğer ne çok sevmişim seni…..bu gece anladım neden her kes küçümsüyor sevgiyi artık… yoksa gerçekten kalktı mı yürürlükten. Ben mi hayal dünyasında yaşıyorum ama bulutlarda pembe değil ki…. Kısaca seni seviyorum sadece kim olduğun için değil seninle beraberken kim olduğumu anladığım için seviyorum sadece kendine yaptıkların için değil, bana yaptıkların için, seni seviyorum, saklı kalmış beni ortaya çıkardığın için. seni seviyorum , elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman üzüntülerimi alıp onların yerine şimdiye kadar kimsenin başaramadığı o güzellikleri o sıcaklığı koymayı başardığın için…. Seni seviyorum, hayatımı bir tapınağa çevirdiğin için ve günümü bir şarkı haline getirdin. seni seviyorum çünkü sen kimsenin başaramadığı şeyi kendimi iyi hissetmemi ve hiçbir zaman olmadığı kadar mutlu olmamı sağlıyorsun …. Ve sen bunları konuşmayla,dokunmayla veya işaretle değil sadece kendin olmak la yapıyorsun… Ve sana soruyorum sevgilim sen yalnızlığına inat bütün geceyi sevgilinin düşüyle geçire bilir misin? Gelemeyeceğini bile bile sanki her an kapıdan girecekmiş gibi gözünü kırpmadan sabaha kadar bekleyebilir misin ? bugüne kadar ne yaşadıysan yaşadın bunların hepsinden sıyrılıp, özünü asla yitirmeden yeni bir kimlikle , benimle birlikte başka dünyalar kurup yeni hayatını mutlu kılmak için uğraşa bilir misin? Yağmurun altında aklında sevgilin , dudağında onu anlatan bir şarkıyla mırıldanarak saatlerce yürüye bilir misin oysa herkes kaçmaktadır yağmurdan. Seni ıslatan aslında yağmur değil aşk olduğunu anlaya bilir misin? Yüreğini cesurca açıp bazen ağlamayı bazen ümitsizce beklemeyi , bazen öfkelenmeyi ve herkesin huzurlu olarak nitelediği sakin beklentisiz, sürprizlere kapalı hayatı terk etmeyi göze alabilir misin? Nefes almanı zorlaştıran yüreğinin yerinden fırlayacak gibi çarpmasına neden olan hoş ama zaman zaman da sıkıntı verici o heyecanı saklamaya yada azaltmaya çalışmadan her zaman taşıyabilir misin? Özlemin küçücük bir kordan , kentleri yakacak kocaman bir yangına dönüşmesine izin verebilir misin elde ettiğin her şey senin olsun sen yarın için hayal kura bilir misin? Arzuladığın sevgiliye kavuşmanın hayalını kurmaya cesaret edebilir misin? Bunu yaparken bazılarının sana aptal deme riskini göze alabilir misin? Hiçbir şey düşünmeden sadece o anı yaşayıp yüreğini, bedenini, coşkunun ve nazın kucağına teslim edebilir misin? Nerede olduğunu kim olduğunu kimlerle olduğunu unutup sıyrılıp kaygılardan dans edebilir misin saatlerce? Hem kendini , hem sevgilini hatalarıyla değiştirmeden kabul edebilir misin? Her güne yeni bir isim verip başka başka bir anlamlar kata bilir misin? Hiç kimsenin görmediği güzellikleri fark edebilir misin? Ruhuna ihanet etmeden, sadece yüreğinin sesini dinleyerek ve yüreğin sana “o” dedikçe onun izinden gide bilir misin? Söyle bana sevgilim sen gerçekten bana aşık olabilir misin? Eğer cevapın evetse sonsuza tek benimsin ve sonsuza dek sana aitim….
|
|
|
нєαят σf єує
Aşk kaçmaktan çok kovalamak Görmekten çok özlemek Gitmekten çok beklemek Dokunmaktan çok düşünmektir Ve aşk öyledir ki Nerde imkansız varsa onu seçer
SEVEN İNSAN , AYA BENZER; GÜNEŞ OLMADIĞINDA YALNIZ BIRAKMAZ SEVDİĞİNİ. BİR PARÇA OLSUN YANSITIR GÜZELLİĞİNİ... SEVEN İNSAN, SICAK OLUR; GÜLDÜĞÜNDE ISITIR YÜREKLERİ, ÜZÜLDÜĞÜNDE SIZLATIR. SEVEN İNSAN, BAĞLI OLUR; HER AN FARKLI YAŞAR GÜZELLİKLERİ VE YENİDEN KEŞFEDER SEVDİĞİNİ... SEVEN İNSANIN YÜREĞİ AĞIRDIR; NE TAŞIMAYA GELİR YAŞAM BOYU, NE DE EĞİLİP BIRAKMAYA
SEVGİ İLGİYLE BAŞLAR , HOŞLANMA İLE DEVAM EDER, AŞK İLE SONSUZ OLUR , ÖLÜMLE SON BULUR.
ZAMAN BEKLEYENLER İÇİN YAVAŞ KORKANLAR İÇİN HIZLI YAS TUTANLAR İÇİN UZUN SEVİNENLER İÇİN KISA AMA SEVENLER İÇİN SONSUZDUR!!!!
Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz, ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun
Seni Sewiyorum Bi Tanem Merwem
aşk bir kelebek gibidir sen onu yakalamaya çalıştıkça o senden kaçar artık yorulmussundur aşkı yakalamaya çalışmaktan tam pes dediğin anda o güsel kelebek gelir we omzuna konuwerir AŞKI ARAMAYA GEREK YOKTUR NASIL OLSA O ENİNDE SONUNDA SENİ BULUR
bir gün aşk ile arkadasş yolda karşılasırlar.. aşk arkadaşlığa sorar ben senden daha candanım sen niye bu dünyada varsın??? arkadasşlık cvp verir sen gittikten sora bıraktığın gözyaşlarını silmek için.. Hasret Seni Özlemek Nedir Bilir Misin? Bilemezsin. Cünkü Sen Hiç Sensiz Kalmadin Corak Toprak Suyu Nasil Özlerse, Toprak Altinda Tohum Nasil Bahari Beklerse; Iste Öyle Özledim, Öyle Bekledim Seni.
Bitmeyecek Bu sevda hayatın küzkünlüğü yüzümüze vurmayacak. İçimiz acıyla dolmayacak bu aşk bitmeyecek Dertler bizden,sen,ile,benden uzak duracak. Kimse ayıramıyacak bitiremeyecek.mutluluğumuzu Bu aşk acıyı tatmayacak. Yüreklerimiz suskunluğunu vurmayacak Derdi,kederi görmeyecek bu tutku Ölümle'de sonuçlanmayacak. Gün geçtikçe büyüyecek,ebed'e dek.sürecek hiç Bitmeyecek...
İnsanlar vardır yaşantımıza birkez girince artık yerleri bellidir yüreğimizin en özel yerinde ağırlarız onları,yitirmekten korktuklarımızdır,ulaşmaya çalışırız tadımlık yakınlıkları sonsuzlukla taçlandırmak için çaba gösteririz olmaz,yaşamın raslantıları yanlış ayarlanmasından hükümlü olduğumuzu belki hiç bilmeyiz
İnsanlar mükemmel değildir.Mükemmel olan ilişkilerdir, ve bu ilişkileri mükemmel kılmak ancak mükemmel anlayışa sahip olan insanlara aittir. Güven verilmeden alınamayacağı gibi ,sevgi de verilmeden alınamaz. Ama aşk...O\'nu kendin bile engelleyemezsin. Ben seni , sen yokken de yaşarım diyecek kadar tutkulu ve özverilidir!!
Aşk Aşk dediğin nedir ki Tenden bedenden sıyrık Çocukların içinde Yaşadığı bir çığlık Aşk dediğin nedir ki Histen nefesten varlık Umutsuzluk içinde Karanlığa son ıslık
Sensin Canım SENSIN BENIM DOGAN GUNESIM BENI SARAN,ISITAN,YAKAN, ICIME KADAR ISLEYEN SENSIN BENIM KARANLIK GECEYI AYDINLATAN AYIM VE YILDIZLARIM SENSIN GULUM; BENI DUYGUSALLIGA ITEN,AGLATAN,DUSUNDUREN BENI DELI YAPAN,ARZULARIMI CILDIRTAN SENSIN BANA; YASAMA SEVINCINI VEREN,SEVMESINI OGRETEN ANIDEN HIC OLMADIK ANDA GUZEL BIR SARKI SOYLETEN DALIPTA HAYAL KURDURAN YUCE ALLAH'A SONSUZ DUALAR ETTIREN BENI HIRSLI YAPAN SONRADA KORKUTAN SENSIN,ILK VE SON UMUDUM OZLEM DUYDUGUM,BAGLANDIGIM UGRUNA OLDUGUM SENSIN; MAVI DENIZDE,UFUKTA GORDUGUM HAYALLERIM SENSIN; CILGINCA ISTEDIGIM, SEVDIGIM... Sen ve Ben Uzun bir yol var aramizda Bir ucunda sen bir ucunda ben Bir ates yanar bagrimiza Atesi sen külü ben Ümit isigi parlar gönlümüzde Aglatan sen aglayan ben Hasretlik sarkilari söylenir hergün Söyleten sen söyleyen ben Askimiz dile geliyor mektubla Kagidi sen kalemi ben Beklerim hergün kavusmamizi Ümitle sen sabirla ben. Gözlerine bakınca,durdurdun zamanı Bir gülüşün doldurdu,yüreğime sevdayı Anlatamadım kimseyei unuttum zamanı Anladım sevdiğim,SEN BAŞKASIN En güzel günleri, yaşattın bana Bir can daha kattın,bu cana Sarılmayı özledim,sıkıca sana Unutmadım sevdiğim,SEN BAŞKASIN Sen başkasın hep öyle kalacak Yüreğimde yerin hep olacak Bu kalp senin için atacak Uutulmazsın,çünkü SEN BAŞKASIN Bir günün bu kadar uzun olduğunu Bazen saatlerin ayları geçtiğini Bazı özlemelerin Ayakları yerden kesmek İçerdiğini bende bilemezdim Neredesin Bir tanem nerede Nefesimi kaplayan sızılardan Başımı döndüren rüzgarlardan İçimde tutamadığım sevdadan Haberler almadın mı İçinde seni bana çağıranlar Olmadım mı hiç Bakamadın mı hiç uzaklara Bir anlık sessizliği de bulmadın mı Yollar kapalı Bulutlar engel mi oldular Yoksa oraların kirli havaları Peşine setler mi koydular Bir kerecik habersiz Duy be gülüm Boğucu sıkıntılardan canım acıyor Artık ister duy ister duyma İster gel istersen bekle Kapımı kilitledim dünyaya Uykumu yolladım zindanlara Kararlar çıkardım değiştiremem Yeminler ettim bozamam Sürecek ve yine sürecek
DUYGUYDU YILLARCA BOZDURUP HARCADIĞIMIZ, SEVGİYDİ GÖLGELERİMİZİ KISKANDIĞIMIZ, KADERDİ PENCESİNDEN KURTULAMADIĞIMIZ, MUTLULUKTU TADINA DOYAMADIĞIMIZ, AŞKTANDA ÖTE BİRŞEYDİ ADINI KOYAMADİIMIZ.
|
|
|
|
.
|
January 27
|
Hayat mutsuzlukla harcanacak kadar uzun değil sevgilim. Dışarıda bir yaşam var, heyecanlarıyla, mutluluklarıyla, cıvıl cıvıl akan bir yaşam. Biz burada “biz” olabilmenin kavgasını verirken, ve tüm mutsuzluğumuza rağmen bunu başaramazken, dışarıda bir yaşam geçiyor. Doğan her güneş için ömürden gidiyor derler. Ömrümüzden gidiyor sevgilim. Hayat ellerimizden akıp gidiyor…
Mutlu olmak istedim ben sadece. Seninle ve mutlu olmak istedim. Sensiz mutlu olmamın imkanı yoktu sanki. Öyle çok sevdim ki seni, sen olmazsan gülemem, sen olmazsan yaşamayı sevemem gibi gelmişti. Oysa çok sevmek yetmiyormuş mutlu olmak için. Tek istediğim mutlu olmaktı. Seninle mutsuz olmaktansa, sensiz mutsuz olmayı kabulleniyorum şimdi. Belki sadece birimiz mutlu olabiliriz böylece…
Senin mutluluğun benim sevincimdir sevgilim…
Seninle olmak her şeye değer demek isterdim sana. Seninle olmak için mutsuzluğu göze alabilirim demek isterdim. Ama olmadı. “biz” olmayı başarabilseydik, sınırsız, çıkarsız sevebilseydik, belki. Sana karşı hiçbir kızgınlık yok içimde. Sen her zaman seveceğim ama mutsuzluk içinde anımsadığım hoş bir anı olacaksın.
Belki böylesi doğruydu. Hiç doğru insan olamadık birbirimiz için. Doğru yaşam değildi. Doğru zaman değildi. Oysa çok sevdim seni. Sen her zaman çok sevdiğim ve asla unutmak istemeyeceğim acı bir anı olarak kalacaksın sevgilim.
Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece. Sevenin sevdiğini bilmesi kadar; Sevilen de anlar sevildiğini. Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile…
Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz. Sevmek çoğu zaman var olmaktır. Sonunda bizi yok olmaya götürse bile. Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum. Sen bile buna karşı koyamazsın.
Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim. Bir zaman başkalarında aradım seni, başka yüzlerde, başka ellerde aradım. Aldandım, fakat bir gün seni bulmak ümidini kaybetmedim. Nasıl olsa gelecektin bir gün. Ve işte geldin de ! Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya, bilmediğim kederleri öğretmeye geldin.
Acıdan yana ne almışsa yaşamadığım hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana. Bir gün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim. Bu selin akışını hiçbir şey durduramaz artık. Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma. Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin, mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri beraberinde sürükleyerek gideceksin. İşte o zaman yoklukların en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım
Er geç gideceksin; beni anlayamadan, beni sevemeden gideceksin. Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden, tesellisiz bir hüzün kalacak. Yıllardır aradığım sendin, ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım. Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni. Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden…
….. Geldin ya ! Şimdi her şey güzel seninle. Yürümenin konuşmanın, nefes almanın bir başka anlamı var artık. Sen varsın ya her şey bambaşka gözlerimde…

|
|
O`nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz… ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz… ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin… O`nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O`nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain…
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O`ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa… dünyanın en güzel yeri O`nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse… hayat O`nunla güzel ve onsuz müptezelse… elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O`nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar… her şiirde anlatılan O`ysa… her filmin kahramanı O… her roman O`ndan söz ediyor, her çiçek O`nu açıyorsa… bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez
özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa… iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa… eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O`nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız… mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O`na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken “keşke O anlatsa” diye iç geçiriyorsanız… kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü… özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu… hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız… O`nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse… ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse… gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O`nun yüzü suyu hürmetine… uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa… dışarıda yer yerinden oynuyor ve “içeri”de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim… gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa… Her gidişte ayaklarınız “Geri dön” diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla… …o halde bugün sizin gününüz!.. “Çok yaşa”yın ve de “siz de görün”üz.
|
.
|
|
Hayallerim vardı hiç gerçekleşmeyen.biliyordum gerçek .....................................................................................olmayacaklarını ama yinede hayal kuruyodum benn.çünkü hayal kumak mutlu ediyordu beni.
Bir de sen vardın tabi.En büyük hayalimdin benim.hani güneşi yakmak yada rüzgarı avuçlarında tutabilmek varya işde ben öyle imkansız olduğunu bile bile çok sevdim seni............
Ama sen ne yapdın acımasızca çekip gittin.Yani hayallerimi yıkdın, en güzel hayalimi yıkdın.ben seni hala çok seviyorum çünkü gerçekleşmeyen tek hayalimsin benim............
bi tanem:CANIM
Hayallerim vardı hiç Gerçekleşmeyen...

|
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
|
|
Gidiyorum bütün acılarımı vurup sırtıma umutları bırakıp başucuna ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp şiirlerimi sarıp bohçama yüreğimin yangınına gidiyorum hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal
gidiyorum gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
gidiyorum başımda gam gözlerimde nem bütün hatıraları bırakıp geride usulca çekip kapıyı ardımdan alıp başımı gidiyorum buralardan şafak sökmeden kimseler görmeden yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için
hoşça kal suyundan çimdiğim dere kana kana içtiğim pınar sayki yaşamadım bu yerlerde nazlı çiçeklerini okşamadım baharın bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü çekip gidiyorum buralardan
gidiyorum bir bilinmeze doğru hem yol, hem yolcu olmaya acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum bütün yıldızları takıp kanatlarıma bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum
Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum
bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime ne okuyacak bir şiirim gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi bakmadan ardımdaki uçurumlara alıp götürüyorum yüreğimdekileri de hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal
|
DOĞMAYAN BİR GÜNEŞİN BİTMEYEN KARANLIĞINDAYIM..SONSUZ BİR BOŞLUKTAYIM SANKİ...YANİ SENDEYİM BEN HEP..DÖNMEYECEĞİNİ HEP BİLSEMDE.......

|
bir mavi denizdeyiz
|
|
Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize pupa yelken yol alıyoruz sabaha güneşli günlere çıkıyoruz mavi gecelere
seninle güzelliklerin el değmemiş ormanlarındayız düşlenmemiş renklerin çılgınlığı var bakışlarımızda kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan
türkülerle beslenerek, bir çiçek büyüyor tüm zamanların özlem bahçelerinden bütün küskün çocuklardan bir çocuk gülümsüyor geleceğe şarkılar bizim artık şiirler bizim sevdamızı tüm sevgilerin üstüne koyup yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı
kaldırıp duvağını gökyüzünün öpüyorum tüm beyaz bulutları alnından dudakların dolunay oluyor, gözlerin yıldız ben uçuk mavideyim seninle sokaklar dolusu mutluluk çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına maviler boyu martılar uçurarak gökyüzüne
bir adem hava faslındayız şimdi seninle yeni bir rüya görüyoruz, yeni bir bahar yeşeriyor tenlerimizde yeni bir masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan
dudakların kalplere sığındığı bir adada binbir arzuyla köpürüp kabarıyor sular şiir’in yedirenk kumları vuruyor kıyılarımıza
bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın |

|
yakacagım resımlerı
|
|
dokunmayın bana sormayın neler olduguna oylesıne dopdoluyum kı ıcımde bır sıkıntı kopuyor fırtına yakacam resımlerını yıkacam evrenı o kadar doluyum kı nasıl gulmusum resımlerde nasıl aglıyorum sımdı kac gun dayanacam sensızlıge yakacagım resımlerını yok edecegım kendımı yok yere acıtıyor bedenımı bıraktım artık senı anmayacagım ebedıyı yakacagım resımlerını kaldıracagım hatıraları |
|
sevgi yağmurum ol
|
|
Günüm güneşim ol, ısınacağım Ümit duvarım ol, yaslanacağım Sevgi yağmurum ol, ıslanacağım Gül kokun bir ömür tenimde kalsın
Sen uykuysan ben gördügün düş olam Sen yuvaysan ben bir yavru kuş olam Ağlar isen yanağında yaş olam Gözlerin bir ömür gözümde kalsın
Gel sevgilim ol benim, düş kaçağım Göğsüne başımı yaslayacağım Kalbimin içinde saklayacağım Özlemin bir ömür gönlümde kalsın
Bir dünya sun bana tutunacağım Gönlümü sevginle avutacağım Bütün ihanetleri unutacağım Ellerin bir ömür elimde kalsın
Sevgi mırıldayan nehirler gibi Derin uykularda şehirler gibi İsminki dualar şiirler gibi Ölünceye kadar dilimde kalsın |
|
|
|
.
|
|
|
|
|